27 Temmuz 2015 Pazartesi

İstanbul semalarından günaydınlar

Kadıköy rıhtımında bir bankta oturmuş, istanbulu karşısına alarak uyanmaya çalışan bir amcanın yanından sesleniyorum. Bugün haberler iyi, martılar olması gerektiği uyanmış ve simit atacak eller için vapur etraflarında uçmaya başlamışlar. Martı seslerinin arasında vapurların kalkış düdükleri ahenkle dans etmekte. Bu sabah Haydarpaşa yeniden doğmuş gibi, tüm güneşi almış o en güzel mimarinin taş duvarlarından yansıtmakta. Karşıdan Galata gülümsüyor, göz kırpıyor adeta. Ayasofya ve Sultanahmet kolkola girmiş iki eski dost selamlıyorlar en güzel halleriyle. Topkapı yine çok asil, etrafında olup bitenlere aldırış etmiyor gibi görünüp içten içe selamlarını yolluyor, gülümsüyor bu mutlu sabaha. 

15 Ekim 2013 Salı

Ekim sonlanırken

Deniz üzerindeki her bir dalgaya vuran gün ışığının eşsiz aydınlığının vermiş olduğu huzur ile yine merhaba sana hayat Antalya sahilinden. Uzaktan ufacık görünen tepiceklerin kıyıda bıraktığı bembeyaz köpüklerle dinlenmeye devam. Sadece Dalgaların sesi var, burada martılar bile sessiz...

Ferrokimi

16 Ağustos 2013 Cuma

Akıp gidiyor hayat

Hayat akıp gidiyor ama bazen ben hiç gidemiyormuşum gibi geliyor. Öyle anlar oluyor ki kendimi geçmişte yaşayan bir hatıra gibi hissediyorum. Bir de hayallerde... Öyle güzel hayaller geliyor ki gözlerimin önüne. Böyle mutluluktan ölüyorum sanıyorum. O kadar hasret kalmışım ki sevilmeye hep bir sürpriz bekleyişi içerisindeyim. Kalbimin en derinlerindeki o çocuk uyanıyor arada sırada. Tabii bir de hasret kalmış ergen genç kız var. Ve hala ulaşamayınca isteklerine o hayaller dünyası karanlık bir perdeyle kapanıyor sessizce. Öyle hasret kalmış ki kalp kendi çarpıntısına eş bir çarpıntı bulmaya. Çarptıkça karşısında daha çok çarpan bir kalp olmasını hasretle bekliyor. Tek başına fırlayacakmışçasına çarpmaktan o kadar yorulmuş ki... Ama olmuyor işte, çıkmıyor. Hayat oyunlarını oynamaya devam ediyor. Sen izlemekten ve elin mahkum rolünü oynamaktan başka bir şey yapamıyorsun. Yalnızlık yaşlandırıyor, yaşlanmak yoruyor insanı. Yoruldukça da göz yaşları akıyor, akıyor...

Ferrokimi

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Bir denizci misali

Bazen bitti diyorsun. Bitti artık geri gelmez, ama sonra bir kelime bir cümle alıp götürüyor seni uzaklara, başladığın yere, kalbinin en hareketli yerine. Sonra yine bırakıyorsun kendini olmadığına inanarak ama aynı döngü tekrar başlıyor. Bir gülüşe feda ediyorsun kendini bazen sadece bir kelimeye. Hayat akıp gidiyor böyle, hafta geçiyor, ay hatta aylar geçiyor ama sende hiç bir şey geçmiyor... Sonra bir gece bir rüya görüyorsun. Öyle bir rüyaki tüm hayallerin içinde gerçek olmuş, o gülücük hep yanında kalbin kıpır kıpır ve uyanıyorsun. Ama uyanıyor musun hakikaten? O rüyada yaşıyorsun işte, ruhun oraya takılıyor dönmüyor dünyaya. Kalbinde hayallerinin gerçekliği ile yaşamaya devam ediyorsun, bir denizci misali teknede salınıp gidiyorsun uçsuz bucaksız denize...

Ferrokimi

31 Mayıs 2013 Cuma

Geçip gitti işte... Bir anda kayboluverdi arkasında bir çift yaşla dolu göz bırakarak geçti gitti. Belki bir daha hiç gelmez, belki bir daha hiç duyamam sesini, o güzel gülüşünü bir daha göremem belki. Geldi ve mutlulukla dolu anıları da beraberine alarak gitti ve bana sadece arkasından el sallamak kaldı.

Hoşçakal....

10 Mayıs 2013 Cuma

Hayat her zaman sürprizlerle dolu değildir. Eğer şans size gülerse bir sürpriz çıkabilir karşınıza. Sizi hiç ummadığınız kadar mutlu eden bir sürpriz.. Bir anda hayatınızda buluverirsiniz. Bazen bütün hayallerinizden vazgeçtiğiniz bir anda çıkıverir karşınıza, hiçbir beklentinizin kalmadığı anda mutlu bir gülümseme olarak şekil bulur karşınızda. Mutsuzluklarınıza mutlu bir ışıltı getirir hayatınızı aydınlatır ışıldayan gözleri. Mutluluğun sesi kulaklarınızın pasını silerken kendinizi hep aptal bir gülümseme ile mutlu melodiler mırıldanıyor bulursunuz...

2 Mayıs 2013 Perşembe

Bir sabah

Bir sabah gözlerini yeni güne açtığında dudaklarında gülümse kalmışsa mutlusun demektir. Ne kadar zorlu olsa da hayat yastığa başını koyduğunda seni mutlulukla bekleyen rüyaların, hayallerin var demektir. Hayatın zorlu koşullarına bir anlık mutluluklarla dayana biliyorsun demektir. Hayat geçmişinden çekilmiş sana yeni dünyanın kapılarını aralamış demektir ki sen de bir ışıkla o kapıyı sonuna kadar açmışsın demektir. Gönlündeki kelebekler yanaklarındaki kızarıklıklara ve sesli kalp çarpıntılarına dönüşürken nefes alış verişin ve her gözünü kapatışın o olmuş demektir. Hayat sana da gülüyor demektir yavaştan...