11 Mayıs 2009 Pazartesi

"Bir varmış...
Oooo piti piti piti karamela sepeti....
Portakalı soydum başucuma koydum...
Ama önce ben sobeledim...
Olmaz ki böyle can tutamazsın...
Burdan sonrası dahil değil...
Gooolll...
Fış fış kayıkçı...
Beşikten nasıl da yedi...
İn de biraz ben süreyim...
Olmaz vermem, bu benim hediyem...
Kim anne olacak?...
Hışşş bebek uyuyor...
Oynayanlar avucuma bir mum diksin...
Al bak çay yaptım...
Ve Hagi geliyor, bir çalım atıyor ve...
Oğlum bak bunun kapıları da açılıyor...
Uçak uçak iki kanatlı...
Seni anneme söylicemmm...
Baba ilk o vurdu ama...
Elma attım denize geliyor yüze yüze...
İstop...
Bir pisi pisi iki pisi pisi...
Hayır ama siz çok güçlü oldunuz...
Basmadım ki çizgiye...
Üçdörtbeş altıyedisekiz dokuz dokuz...
Kaleye hep ben geçiyorum ama...
Anneee bu bana vurdu...
Vermem işte bu benimmm...
Kornana tekrar bassana...
Benim babam senin babanı döverrr...
Çatlak patlak yusyuvarlak...
Daha hızlı daha hızlı salla...
Önce ben kayıcam...
Hadi yakan top oynayalım...
Don ateş...
Sağım solum ebe sobe...
Çanak çömlek patladı...
Gölgelerin gücü adına...
Bir yokmuş..."



Saf, temiz duygularla, cıvıl cıvıl çocuk seslerinden dökülüyor bu kelimeler...
Azıcık hava ısınsın hiç acımadan dışarı atan kendini, kötülük nedir bilmeden eğlenmeye bakan sadece...
Küçücük yüreklerinde kocaman sevgiler barındıran bir o kadar da acıya alışabilen...
Çocuk, çocukluk...
Ne güzel şeydir hayata kaygısız bakabilmek...

0 yorum:

Yorum Gönder