1 Mayıs 2009 Cuma

Hayaller...


Bir insanın uçmak hayali vardı. Kuşlar kadar özgür uçmak isterdi. Hayal ederdi gökyüzünde süzüldüğünü. Kirli dünyadan metrelerce yüksekte, saf gökyüzünde uçtuğunu görürdü her gece. Masmavi gökyüzünde tek başına huzur içinde uçtuğunu görürdü. Denizin üstüne geldiğinde yosun kokuları mest ederdi. Martılar gibi denizin tam üstünde uçardı.


Her gece durmadan aynı rüyayı görürdü; korkusuzca uçtuğunu. Bu hayal zamanla rüyalardan çıktı gününün her anına yayılmaya başladı. Her an kendini gökyüzüne hasret bakarken buluyordu. Gökyüzünde kendini görüyordu. Gördükçe hayalinin gerçekliğine inanmaya başladı. Gün geldi bu hayali gerçek yapmak istedi. Uçmak istedi. Nerde olduğu bilinmeyen bir deniz kenarındaki uçurumun en ucuna çıktı. Tertemiz havayı doldurdu ciğerlerinin son yerine kadar. Kollarını iki yana açıp tereddütsüzce bıraktı kendini.


Rüzgarı tüm vücudunda hissetti. Dünyaya yukarıdan baktı. dakikalar sürdü sadece yere düşmesi. O dakikalar saatler gibi geldi ona. Yapmak, hissetmek istediği herşeyi yaşadı. Özgürdü o dakikalarda, mutluydu. Hayali gerçek olmamıştı, kuşlar gibi sonsuz uçamamıştı; ama...

Ama kısacık da olsa gökyüzünün saflığına karışmıştı. Sonu gelmedi belki ama o yere mutlu düştü. Bir daha başka hiçbir hayalinin gerçekliğini test edemeyecekti belki; ama o bir hayalinin peşinden gitmişti. Bununla yaşamıştı son dakikalarını. Hayalini hayallerde bıraksaydı o kısacık dakikalarda tattığı mutluluğu hiç yaşayamayacaktı.


Hayattaki o ince çizginin bir tarafını seçti; sonu olmasa da hayallerde yaşamak. Diğer kısmı; gerçekleşemeyecek hayallerin peşinden gidilmez, onun için hiçbir şey ifade etmiyordu. Hayat hayallerle vardı. Hayaller gerçek olamayacak olsalar da yaşanmalıydı. Sonu olmasa da her hayal yaşanmalıydı sonuna kadar. Tek bir söz gerçekti:


"Hayallerinin peşinden git; bir gün gerçek olduklarını görürsün!"





1 yorum:

SiNEM dedi ki...

yazmis olduklariniz o kadar güzel ki .. tebrik ederim..

Yorum Gönder