9 Haziran 2009 Salı

Boğuluyorum. sanki koskoca bir denizin ortasında yapayalnız kalmışım; üstelik yüzmeyi de unutmuş gibiyim. Kalbimde hiç geçmez bir sıkıntı var. Hani böyle iki elinin arasına almış biri de tüm kuvvet çeşitlerini deniyor gibi. Nefes almakta zorlanır ya bazen insan. Hani çok ağlamak isteyip de bir tek damla gözyaşı dökemediğinde tüm acının içinde kalmasının ağırlığını yaşar ya; bunalır bunalır da tek bir çözümü yoktur. İşte bendeki de o cinsten. Bazen ağlasam da geçmeyecek gibi hissediyorum. Sonra yatıya kalıp giderler diyorum ne de olsa bir hancıyım bu hayatta; ama ya kalıcı olurlarsa... İşte o zaman kelimenin tam anlamıyla biterim ben. O koskoca denizde beni kurataracak bir kayık ya da ufacık can simidini bulmak belki de bu kadar zor değil. Yapmayı çok istediğim birşey yapsam belki geçer sıkıntım; şu aralar yapabilme ihtimalim vardı. Hatta hayatımda en çok yapmak istediğim şeydi o; hayalim... Ah şu sınavlar. Sadece 1 haftacık geç başlaması yeterdi benim için ama olmadı işte. Oysa ne çok istiyordum o yarışta gözetmen olmayı. İstanbul'un havasını solumakta cabasıydı. "Artık seneye" lafı da tatmin etmiyor. O kadar imkansız geliyor ki şimdi gözüme. Daha ne kadar sene ertelenicek artık seneye diye diye. Daha kaç hayalim başka bahara kalıcak. Daha kaç defa yapmak, yaşamak istediğim şeyden vazgeçmek; unutmak zorunda kalıcam.
Durup düşünüyorum bazen. bakıyorum hayata, insanlara. Nasıl yaşıyorlar, neler yapıyorlar uzaktan izliyorum. Tek düze hayatlarında hiç sıkıntıları olmadan etraflarında sevdikleriyle yaşayanlara gıpta ile bakıyorum; ama hep şöyle derler hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Doğru, herkes kendince sorunlara sahip. Belki ben de dışarıdan çok rahat bir yaşama sahipmiş gibi görünüyorumdur; hatta en yakınımdakiler bile böyle sanıyor belki. Ama ya içimde kopan fırtınlar... Onlar ne olacak, her gece yatağa yatarken kurduğum hayaller ve sonunda hiç gerçek olamayacaklarını farkedip de kalbime bir acı daha koyarak uykuya dalışlarım... Sonra düşnüyorum çok mu şey istiyorum acaba hayattan diye. Herşeye sahip olmak isteyen bencil biri miyim yoksa diye sorguluyorum kendimi? Ama yok yok o kadar da değilim. Bir insanın yaşamak istediklerinin dışından ne istiyorum ki... Geçer biliyorum, geçer bu bunalmalarım. Denizdeki yalnızlığımdan kurtulurum. Yaşam akıntısını bulur sığ kıyılara çeker beni de; ama işte yine de keşke yaşamasam hiç mutsuzluğu. Tabi en mutlu insanlar acının en büyüğünü yaşayanlardır; bunu da unutmamak lazım.


0 yorum:

Yorum Gönder