5 Haziran 2009 Cuma

Sever miyiz yağmuru?


Yine yağmur yağıyor bugün. Hani bardaktan boşanırcasına derler ya, aynı öyle. Bir anda şiddettlenip her yeri adeta göl yapan bir yağmur. Ankara' nın uzun zamandır alışık olmadığı bir mevsim bu aslında. Nerde Ankara'ya Haziran' da yağmur yağması... Mazide kalmış onlar derdik daha bir sene öncesinde; ama işte sanki geriye dönüş var bu yıl. Bahar hiç bu kadar uzun sürmemişti. Yağmur öyle farklı bir şey ki... İnsana aynı anda birçok şey yaşatabiliyor. Ayrılığı temsil ediyor aslında tema olarak ama içinde barındırdığı mutluluğu da kimse inkar edemez. Hele huzur... Düşen her damla gönüllere serpilen serinlik adeta. Ben severim yağmuru. Belki düşen her damlanın ayna misali parlaklığında gördüğüm güzel bir yüzdendir sevgim. Ya da kim bilir yağmura şarkılar, şiirler yazanlar kadar hissediyorumdur içten, gönülden aşkı. Ama gözümün önünden gitmeyen bir sahne vardır hep hayalimde; beyaz bir ten düşünün yeşil gözler ve sarıya çalan kumral bir saç. Şimdi bir de bu yüze yağmur damlaları damlatın hatta sırılsıklam yapın. Gülün yapraklarındaki yağmur tanesi güzelliğini bulacaksınız. İşte yağmur ve ben böyleyiz. Bu yüzden yağmurda ıslanmaktan kaçmam ben hatta kollarım kocaman açıp ıslatırım kendimi gözlerim kapalı gökyüzüne dönük yüzümle...

0 yorum:

Yorum Gönder