26 Aralık 2009 Cumartesi

Ne deniz bıkar dalgalardan ne rüzgâr esmekten. Ve bir şarkı mırıldanır heryer. Rüzgârın ıslığı şelalenin şırıltısı ve göğün kükremesi... Ne kalp bıkar sevmekten ne de yaş bıkar akmaktan... Bir kız utanır kızarır sevgisinden, bir dudak ısırılır kanar engellemekten... Ve dünya döner; hiç durmadan inadına. Ne soluklanmaya zaman bırakır ne de olduğun yerde durmaya...
Ve tuzlu denizin kenarında bir kayaya ilişmiş oturan bir kızdan iki damla gözyaşı düşer denize. Rüzgâr tersine esmeye başlar dalgalar aksi yöne gider. Bir asi yürek durdurur dünyayı; kendinden vazgeçmeyen dünyayı...

19 Aralık 2009 Cumartesi

Fasl-ı muhabbet' ten

Söyleyemem derdimi kimseye, dermân olmasın diye
İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye
Sakladım gözyaşımı vefâsız o yâr görmesin diye
İnleyen şu kalbimin sesini ağyâr duymasın diye

Concik' ime selamlar...:)

18 Aralık 2009 Cuma

Bir hikaye yazdım ve karakterler canlandı. Özgür olmak istediler, kaybederim diye izin vermedim. Kızdılar ve terk ettiler. Arkalarından seslendim, yalvardım ama dönmediler. Bir hikaye yazdım adını koyamadım; kahramanları kayboldu...

17 Aralık 2009 Perşembe

Bu benim hikayem... Geçip gidiyorum ama kalıcı değilim. Toprağın en üst tabakası gibiyim. Sebzeyi yetiştiren benim de yağmur a akıp ilk kaybolan da benim. Ben geçiciyim bu hayatlarda. Bir  orda bir burda sadece akıyorum; kabul edilemeyecek kadar fuzuli...

14 Aralık 2009 Pazartesi

Ve insanlar değişir...