5 Mart 2010 Cuma

Bazı sözler vardır saklı kalması gereken. Yasaklıdırlar onlar, söylenmezler; söylenemezler... Sadece birinin aklından geçerler ve ne kadar zorlasalar da yıkamazlar o delinmez duvarları. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar tek başarabildikleri içten içe kanattıkları yaralardır; asla dışarı akmayan... Kimseyle paylaşılamaz bu sözler, hele söylenmesi gereken kişilere hiç söylenemzler. Söylenemediklerinde başka adreslere ulaşmaya çalışıyorlar. Akıl oyunlarıyla gözleri odaklarlar birkaç değişikliğe ama sonunda ulaştıkları sadece bir "hiç"tir. Kandırmacadır. Bazen bir adrese ulaştırmayı başarırlar kalpten söylenen bu sözleri ama çok uzun sürmez yanlış olduğunu anlamaları. Bazen o kadar çok yara alırlar ki içten içe akan kanlarını durdurmak için durdurak bilmeden kandırmaya çalışırlar sahiplerini. İyi noktalar, farklı özlellikler, "farkedilişler" bulurlar ufakta olsa abartarak sergilerler gözlerinin önüne. Çok geç değildir kaybedişleri. Yanlış yolda olduklarını anlayışları; bir söz birine söylenir, bir mısra sadece tek birine yazılır ama sanılmasındır ki tek ona yazılır; başka bir dize de kanamışlıktan kurtulmanın göstergesidir farklı bir adrese doğru yol almayı beklerken...


0 yorum:

Yorum Gönder