25 Nisan 2012 Çarşamba

Bir Nefes Daha Rüyalardan Uzak

Önce hayallerle başlar hayat. Düşlersin, yaşarsın gözlerin kapalı. Pembe rüyalardır bunlar... Sonra bulursun bir yerlerde rüyanın binde birlik bir parçasını ya da bazen bulduğuna inandırmaya çalışırsın kendini. Sanki aradığın tam da buymuş gibi geri kalan dokuz yüz doksan dokuz parçayı hiç düşünmeden atılırsın hemen. O pembe rüyalar daha da baskın olmaya başlar, seni sürekli olarak ziyaret etmeye başlar ve yaralamaya başlar. Kendini bulduğuna inandırdığın parça dikenlerini yavaş yavaş batırmaya başlar. Gülümsemen tuzlu gözyaşlarına döner derin sızlamalar ile. Önce vazgeçmenin bu yaralardan kurtulmanı sağlayacağını düşünürsün ve kaçarsın; ama her adımın daha derinlere döner. Başka bir rüya bulmaya çalışırsın, milyonda bir de olsa almaya çalışırsın ama olmaz. Yaraların sana duvardır, delinmez duvarlar. Sonra kabullenirsin. Yaşadıklarının hepsini kabullenip pembe rüyaları bir kenara atmaya karar verirsin. Etrafındaki güzel şeylere sadece bir tebessüm gösterir olursun. Yıldızları görebildiğin geceler en sevdiğin şarkılarla ağlarsın. Farkında olmadan rüyalarında dolanırsın ama bu sefer rolde sen yoksundur. Sadece izlersin uzaktan uçan bir kuş gibi. Ve uykuların en büyük düşmanlarındır sana hala içerilerde olanı çıkarıp duran...


 

0 yorum:

Yorum Gönder