29 Ağustos 2012 Çarşamba

Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Hayatta çok zorlandığım, kendime engel olmadığım bir kaç an vardır. Herkesin uykuda olduğu bir otobüs yolculuğunda kendimi camdan yolu izliyor bulurum sessizce. Yol akıp giderken birden bir müzik çalmaya başlar radyodan. Çoğu zaman sözlerine dikkat etmediğimiz, öylece dinlediğimiz bir şarkıdır bu. Ama o an kalbime saplar hançeri. Unutmaya çalıştığım o anlar geri gelir. Zor nefes alırım, göz yaşlarım yavaş yavaş dökülür. Sonra kendimi bırakıveririm şarkıya ve sakinleşirim. Bazen bu şarkılar mutsuz olduğum o anlarda dinlediğim şarkılar olur işte o zaman aynı duyguları tekrar yaşarım şarkıyı neden dinlediğimi hatırlayarak. Göz yaşlarından kaçış yoktur yine. Bir diğer an ise dizi veya filmlerde olur. Senaryolar insanlar kendilerinden bir şeyler bulsunlar diye yazılır. Karşılıksız aşkı anlatır çoğu. Adam kıza her şeyini verir sadece sevigisine karşılık bulabilme umuduyla, kız ise çoğu zaman arkadaşlıktan fazlasını vermez. Bazen adama karşı çok iyi davranır,hediyesini kabul eder mesela ya da iltifat eder, teşekkür eder, adam kızın bunu arkadaşça yaptığını bilir bilmesine ama kalbinin bir köşesinde aşkına karşılık bulabileceği umutları parlar. Küçücük bir şeyden mutlu olur sonsuzca. İşte o anlardır beni göz yaşlarına boğan. İlerde bir gün kızın ona açık açık red cevabı vereceğini bilmek ya da başka birine aşık olacağını bilmek ve buna rağmen adamın yaşadığı o tarifsiz mutluluğu görmektir kalbimin dayanamadığı....


 

23 Ağustos 2012 Perşembe

Sevmek... = ...Vazgeçmektir

Sevmek vazgeçmektir, sevmek vazgeçmektir,...

Belki de onlarca filme, diziye replik olmuştur bu söz. Bir sessizlik olur önce, sonra yavaş yavaş yükselen bir sesle hüzünlü bir melodi başlar. Bazen geçmişindeki yaralarla dolu yılların tecrübesini kenarlarındaki çizgilere hapsetmiş bir çift göz bakar size ve bir elini omzunuza koyup söyler bu sözü ve gider hüzünlü melodiyi kulaklarınıza doldurarak. Bazense saçlarınızı savuran rüzgarda istemediğiniz halde kulaklarınızı dolduran motor sesinde bulursunuz bu sözleri. Ve bazen gecenin karanlığında tek başına tüm dünyayı aydınlatan bir ay parçası fısıldar size kalbinizin söyleyemediklerini. Tüm senaryolar cümlenin sonunda biter. Unutulan bir şey vardır, hikayenin devamı. Doğru olan şeyler her zaman mutluluk vermez ve vazgeçmek bunların başındadır. Sevmek kolay değildir ki göz açıp kapandığında kaybolsun. Yine de bu dünyada vazgeçtim yalanıyla kendini kandıran milyonlarca insan vardır. Kimse unutmaz, unuttum da bir yalandır. Herkes pembe beyaz yalanların gölgesinde yaşamaya devam eder. En mutlu sandıklarınızın gözlerinde bile vazgeçmişliğin kalıntıları vardır.

9 Ağustos 2012 Perşembe

Rüyalar

Bazen her gün rüya gören insanlardan olmayı diliyorum ya da bazen hiç ama hiç görmeyenlerden. Ama ben öyle bir yerdeyim ki ne her gün rüya görenler gibi artık günlük düşüncelerin, olayların rüyalaşmış halini anlayabiliyorum ne de rüya görmeyenler gibi rüyalardan bir haber yaşayabiliyorum. Derin uykulu insanların uyanmaya yakın rüyalarını hatırladıkları söylenir ve ben bazen o dakikalarda belki saniyelerde öyle rüyalar görüyorum ki... Bazılarında son anda rüyada olduğumu anlayıp kendimce olumlu hale döndürerek rüyayı uyanıyorum ama bazen... O bazenlerde günüm hatta günlerim harap oluyor. Öyle rüyalar oluyor ki göğsüm ağrıyarak uyanıyorum ya da gözyaşlarına boğularak. Uyandığımda rüya olduğunu bilsem bile gerçekten yaşamışcasına yüreğim parçalanıyor, kendime gelemiyorum. Tabii bir de kalbimin, aklımın en derin köşelerine gömülmüş umutları ortaya çıkaran rüyalar oluyor ki onlardan kurtulmak en zoru. Hiç gerçekleşmeyeceğini kabullendiğin şeyleri bir masal gibi oynatınca kendini bir daha aynı gerçeklikten geçirmek zorunda kalıyorsun.
Rüya görme alışkanlığına sahip insanlardan olmak istiyorum ya da hiç umursamayanlardan...