9 Ağustos 2012 Perşembe

Rüyalar

Bazen her gün rüya gören insanlardan olmayı diliyorum ya da bazen hiç ama hiç görmeyenlerden. Ama ben öyle bir yerdeyim ki ne her gün rüya görenler gibi artık günlük düşüncelerin, olayların rüyalaşmış halini anlayabiliyorum ne de rüya görmeyenler gibi rüyalardan bir haber yaşayabiliyorum. Derin uykulu insanların uyanmaya yakın rüyalarını hatırladıkları söylenir ve ben bazen o dakikalarda belki saniyelerde öyle rüyalar görüyorum ki... Bazılarında son anda rüyada olduğumu anlayıp kendimce olumlu hale döndürerek rüyayı uyanıyorum ama bazen... O bazenlerde günüm hatta günlerim harap oluyor. Öyle rüyalar oluyor ki göğsüm ağrıyarak uyanıyorum ya da gözyaşlarına boğularak. Uyandığımda rüya olduğunu bilsem bile gerçekten yaşamışcasına yüreğim parçalanıyor, kendime gelemiyorum. Tabii bir de kalbimin, aklımın en derin köşelerine gömülmüş umutları ortaya çıkaran rüyalar oluyor ki onlardan kurtulmak en zoru. Hiç gerçekleşmeyeceğini kabullendiğin şeyleri bir masal gibi oynatınca kendini bir daha aynı gerçeklikten geçirmek zorunda kalıyorsun.
Rüya görme alışkanlığına sahip insanlardan olmak istiyorum ya da hiç umursamayanlardan...


0 yorum:

Yorum Gönder