23 Şubat 2013 Cumartesi

Masal gibi

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde diye başladı benim masalımda. Bu kadar yıl sonra hala masallarla yaşıyor olmak bir yana dursun hayatımı masalmış gibi görmem bir yana. İnsan ilk aşkını hep küçükken dinlediği masallarda arar. Hep o güzel prensesi kurtaran yakışıklı prensler karşısına çıkacakmış gibi yaşar hayatını. Nitekim ilk kalp çarpıntısında gözleri kör olmuşçasına bulduğunu sanır. Sadece kalbinin sesini dinler. Bazıları şanslıdır o ilk çarpıntıda bir de gözlerini açarlar ve gerçekten de bulurlar karşılarında hayallerinin erkeğini. Bazıları o kadar şanslı olmaz. Kalbinin sesini dinlemeye bir de gözlerini açmayı eklediğinde hayal kırıklığı yaşar, anlar ki yanlış yoldadır. Doğru adam değildir karşısındaki ama kalp çarpıtısının yaşattıklarıyla kopmak çok zor olur, sevgisine karşılık bulamamış olsa bile... Yine de zaman herşeyi iyileştirir, hiç kapanmayacak yaraları kapatır, unutulmayacakları unutturur, en önemlisi görülmemiş olanları gösterir. Kalp esaretten kurtulduğunu hisseder, bir daha sevemeyeceğini düşündüğü anları siler atar hiç yaşanmamışçasına. Sonra bir gün bir an küt diye atıverir. O kadar alışmıştır ki normal yaşamaya, eskidekileri o kadar çabuk unutmuştur ki anlam veremez önce. Sonra bir an tekrar daha belirgin bir küt hisseder. Ardından o ana kadar hiç yaşamamışçasına atmaya başlar kalp. Dur durak bilmeden delicesine. Ve bu sefer gözler de açılır aniden. Masallardan fırlamışçasına beyaz atlı bir prens gördüğünü sanırsın. O an için, bir anlığına eski anılar, yaşanmışlıklar gelir gözlerinin önüne ama bir göz kırpışla kaybolur gider. Her şey hiç yaşanmamışçasına başlar kalp kırıklıkları ve hüzün olmadan.

0 yorum:

Yorum Gönder